Bebeğiniz için en iyi besin anne sütüdür
bg

Folik Asit Nedir, Hamilelikte Folik Asit Kullanımı

Gebelik sürecinde artan gereksinimler nedeniyle özellikle bazı besin ögelerinin destek olarak alınması ve böylece yetersizlik ile ilişkili risklerin en aza indirilmesi hem anne adayı hem de bebek sağlığının korunmasında büyük önem taşır. Anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli ihtiyaçlardan birini de gebelikte folik asit oluşturur. Gebelikte folik asit kullanımı, bebekte özellikle merkezi sinir sistemindeki anomalilerin engellenmesine önemli katkılar sağlar. ‘Folik asit nasıl kullanılır?’, ‘Gebelikte folik asit kaçıncı haftada bırakılır?’, ‘Günlük folik asit ihtiyacı ne kadar?’ gibi pek çok sorunun cevabını bulmak için yazımızı okuyabilirsiniz. Hamileler için folik asit faydaları hakkında detaylı bilgi almak için ise Hamilelikte Folik Asitin Önemi başlıklı yazıya tıklayabilirsiniz.

Folik Asit Nedir?

Besinlerde doğal olarak oluşan ve suda çözünen bir organik bileşen olan folat (B9), B grubu vitaminleri arasında yer alır. Folik asit ise folatın sentetik şeklidir. Folat vücut sağlığında hücre bölünmesi, sinir sistemi gelişimi, doku büyümesi için gereklidir. Dolayısı ile hamile olmayan kadınlara kıyasla anne adaylarının folat gereksinimi 5-10 kata çıkabilir. Bu durum da anne adaylarında folat eksikliği riskini arttırır. Gebelerde artan folat gereksinimini tek başına diyetle karşılamak zor olduğu için ise uzmanlar tarafından folik asit desteği önerilir.

Folik Asitin Faydaları Nelerdir?

Sağlık için vazgeçilmez bir vitamin olan folik asitin vücudumuzda birçok işlevi bulunur.  Vücutta kan yapımında görev almakla beraber, hücrelerin yenilenmesinde, yeni hücrelerin oluşmasında, hücrenin temel yapıtaşlarının oluşumunda, DNA’nın yapımı ve onarımında katkısı vardır. Ayrıca folik asitin faydaları arasında kemik iliğinde beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin yapımı, karbonhidratların hücreler için gerekli olan enerjiye dönüştürülmesi, damar sertliğini önleme de yer alır.

Folik asit hamileler için de oldukça önemlidir. Hamilelik öncesinde ve sırasında hem gıda takviye programlarının hem de folik asit takviyesinin, spina bifida ve anensefali dahil olmak üzere nöral tüp defekti riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmıştır. Hamilelik sırasında folik asit takviyesi, bebeklerde nörogelişimi ve beyin fonksiyonlarını iyileştirebilir.

Gebelikte folat ihtiyacı fetusun büyümesi, rahmin genişlemesi, plasentanın gelişimi ve kırmızı kan hücre hacminin artışı için gereklidir. Folik asit; düşük riski, erken doğum ve anne karnındaki bebeğin büyüme yetersizliğine karşı koruyucu olduğu ve bebeklerin beyin ve omurilik gelişimleri sırasında ortaya çıkan anormallik riskinden korumaya destekçidir.

Gebelikte folik asit kullanımı, bebeğin sağlığında olduğu kadar anne sağlığının korunmasında da etkilidir. Gebelikte folik asit, erken doğumu önleyebilme özelliği bulunmasının yanında gebelik depresyonunun da kolay bir şekilde atlatılmasına yardımcı olur.

Folik Asit Eksikliğinde Ne Olur?

Bebeğin vücudunda ilk gelişen sistemlerden biri sinir sistemidir. Sinir sisteminin gelişiminde önemli rol alan folik asitin gebelik öncesinde ve sırasında kullanımı bu nedenle çok önem taşır. Hücre bölünmesi ve DNA’da bulunan hasarların onarımında de etkisi bulunan gebelikte folik asit kullanımı, bebeğin beyin gelişimine yardımcı olmakla beraber, merkezi sinir sistemine bağlı oluşabilecek birçok hastalığın da önüne geçmeye destek olur.

Gebelikte folik asit eksikliğine bağlı olarak gelişen en sık görülen hastalık, sinir tüp bozukluğu (nöral tüp defekti) hastalığı olan spina bifidadır. Folit asit eksikliği, özellikle hamileliklerde spina bifida ve anensefali gibi nöral tüp düzensizliklerine yol açabilir.  Gebelikte folik asitin önemi, nöral tüp defektlerini önlemeye yardımcı olmasıdır. Embriyoda ilk oluşan ilkel sinir sistemi nöral tüptür. Nöral tüpten, omurilik ve beyin gelişir. Bu tüp tamamen kapanamazsa spina bifida ya da üst kısmı gelişmezse anensefali olabilir. Bu anormallikler ciddi doğumsal sakatlıklara yol açabilir. İşte folik asit, bu doğumsal kusur olan nöral tüp defektlerinin oluşumunu önlemede etkilidir.

Folik asit, DNA ve diğer genetik materyallerin sentezlemesi, onarımı ve hücrelerin bölünmesi için de oldukça önemlidir. Bu nedenle hamilelikte düşük folat alımı embriyonun gelişimini etkileyebilir.  Yapılan araştırmalarda folik asit desteği sağlanmayan gebelikler sonucu doğan bebeklerde birtakım sağlık sorunları ile karşılaşma oranının yüksek olduğu görülmüştür. Bu hastalıkların başında şunlar gelir;

  • Spina bifida
  • Ensefalosel
  • Anansefali
  • Beyin omurilik anomalileri
  • Spinal kord anomalileri

Folik asit içeren gıdalar nelerdir?

Folik asitin en iyi kaynakları; kuru fasulye, yeşil sebzeler, yeşil mercimek, tam tahıllı besinler, ceviz içi ve portakal gibi bitkisel besin kaynaklarıdır. Hamileliğe hazırlananların ve anne adaylarının diyetlerine folattan zengin besinleri dahil etmeleri önemlidir. Suda erime özelliği olan bir vitamin olan folik asit, ısı etkisi ile rahatlıkla parçalanabilir. Bu yüzden folik asit içeren besinler uzun süre pişirildiği zaman folik asit kaybı artar, ayrıca suda haşlama yönteminde de kayıp çoktur. Bu nedenle folat zengini besinleri pişirirken dikkat edilmeli, pişirme suyunun dökülmemesine özen gösterilmelidir. 

Folik Asit Nasıl Kullanılır?

Günlük tüketilen besinlerden alınabilen folik asidin yeterli düzeyde olması, birçok hastalığa karşı koruma sağlayabilir. Ancak bazı kişiler ve durumlarda, folik asitin tamamının doğal besin yolu ile alınması mümkün olmayabilir. Diyette folattan zengin besinlerin tüketilmesi, gebelik süresince artan gereksinimi karşılamaya yetmeyebilir. Böyle durumlarda folatın üretilmiş formu olan folik asidin takviyesine, doktor kontrolünde başlanabilir.

Peki folik asit ne için kullanılır? Özellikle hamilelik ve emzirme dönemlerinde vücudun ihtiyaç duyduğu folik asit miktarı artar. Bebeğin beyni ve omuriliği, anne karnında ilk haftalarda gelişmeye başlar.  İşte bu nedenle gebelikten 3 ay önce ve gebelik oluşumundan sonra 12 hafta boyunca folik asit takviyesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Gebelik Öncesi Folik Asit Kullanılmalı mı?

Folik asit kullanımı konusunda en merak edilen konuların başında gebelik öncesi folik asitin gereli olup olmadığıdır. Gebelik öncesi ve gebelik sırasında folik asit kullanımı, özellikle beyin ve omurilik gibi sinir sistemi organlarının gelişimi için oldukça önem taşır. Bu yüzden hamilelikte öncesi folik asit kullanımı, uzmanlar tarafından özellikle tavsiye edilmektedir. Uzmanlar doğurganlık çağındaki tüm kadınları, bebeğin beynindeki ve omurgasındaki sağlık sorunlarını önlemeye yardımcı olmak için, çeşitli diyetlerde folat içeren yiyecekler tüketmenin yanı sıra her gün 400 mikrogram (mcg) folik asit almaya teşvik etmektedir. 

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından, bebeklerin beyin ve omurilik gelişimleri sırasında ortaya çıkan anormallik riskinden korunmak için gebelik planlayan kadınlara gebelik öncesi dönemden başlayarak, diyete ek olarak 400 mcg/gün folik asit desteği verilmesi ve gebeliğin ilk üç ayı boyunca da bu desteğin devam ettirilmesi önerilmektedir. Planlanmış gebelikler bu anlamda önem taşımaktadır. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention, CDC) ise hamile kalmadan en az bir ay önce her gün ve hamileyken her gün folik asit alınmasını önerir. 

Özellikle bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, gebe kalmadan doktora başvurarak folik asit kullanımı hakkında bilgi alabilirsiniz. Doktorunuzun tavsiyesiyle, hamilelik öncesinde folik asit kullanmanız, gelecekte dönemde bebeğinizin sinir tüpü sorunlarına karşı korumasını sağlayabilir.

Hamilelikte Folik Asit Ne Kadar Kullanılır?

Dünya Sağlık Örgütü, anne adaylarına demir desteğinin yanında 400 mcg folik asit desteğini önermektedir. Uzmanlar, folik asitin takviye şekilde alınmasının, hamileliğin ilk birkaç ayında olduğu gibi hamilelik boyunca alınmaya devam edilmesini tavsiye eder.

Peki folik asit ne kadar kullanılır? Anne ve bebek sağlığı için önemi ve diyet yoluyla yeterince karşılanamaması nedeniyle gebe kalmayı planlayan veya hamile olan tüm kadınların 400-800 mcg folik asit takviyesi almaları önerilir. Buna göre hamilelik döneminde her gün önerilen folik asit miktarı şöyledir;

•            Hamilelik öncesinde: 400 mcg

•            Hamileliğin ilk üç ayında: 400 mcg

•            Hamileliğin 4-9. aylarında: 600 mcg

•            Emzirme döneminde: 500 mcg

Gebe kalmadan önce folik asit almadıysanız, hamile olduğunuzu öğrenir öğrenmez folik asit kullanmaya başlayabilirsiniz. Siz de doktorunuzun tavsiyesiyle folik asiti tablet şeklinde kullanabilirsiniz. Ayrıca folik asidin doğal formu olan folat içeren besinleri daha fazla tüketmeye çalışabilirsiniz.

Hamilelikte Folik Asit Ne Zamana Kadar Kullanılır?

Beyin ve omurilik gelişimi gebeliğin ilk dört haftasında tamamlanır. Bu süreçte sağlıklı bir hamilelik için önerilen folat miktarını tek başına yiyeceklerden almak zordur. Bu nedenle gebelik öncesi ve sırasında mutlaka folik asit takviyesi almak önemlidir.

Hamilelikte folik asit kullanımı, gebelik oluştuktan sonra ilk 12 hafta için önerilir. Hamile kalmadan önce ve hamileliğin 12. haftasına kadar her gün folik asit takviyesi almanız önem taşır. Hamilelik sürecindeki folik asit kullanımı ve miktarları konusunda doktorunuzdan destek ve bilgi alabilirsiniz.

Hamilelikte kullanımı ve alınması gerekli olan başka vitaminler de vardır. Özellikle kış meyveleriyle bolca yararlandığımız C vitamini ile bebeğin anne karnında sağlıklı gelişimini destekleyen K vitamini bunların başında gelir. Gebelikte C vitaminin faydalarının neler olacağını Hamilelikte C Vitamini başlıklı yazımızda, hamilelikte K vitaminin önemini ise Hamilelikte K Vitamini başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz.  Kalsiyum ve fosfat değerlerinizi dengeleyen ve bebeğin kemik gelişimini destekleyen D vitamini hakkında bilgi almak için de Hamilelikte D Vitamini yazımıza tıklayabilirsiniz.

Kaynaklar

Kaynak1

Kaynak2

Kaynak3

Kaynak4

Kaynak5

Kaynak6

Ersoy G, Rakıcıoğlu N, Karabudak E, Gökmen Özel H, Köksal E, Özer E, et al. Yaşam sürecinde beslenmenin önemi ve enerji dengesi. Pekcan A. G., Şanlıer N., Baş M. (Ed.), Türkiye Beslenme Rehberi 2015, Ankara, Türkiye: T.C. Sağlık Bakanlığı 2016;1031:102-1059