Bebeğiniz için en iyi besin anne sütüdür

Bebeğimin kordon kanını saklamalı mıyım?

Ebeveynler, hamilelik haberini aldıktan hemen sonra bebeklerinin sağlığını düşünmeye başlar. Bebeklerinin en sağlıklı şekilde büyümesi yolunda attıkları adımlar doğumun ardından da devam eder. Hamilelik ve doğum sonrası arasında kalan ve bebeğin sağlığını desteklemeye yönelik bir adım daha bulunur; kordon kanını saklamak. Eğer siz de bebeğiniz ile buluşmayı beklerken "Bebeğimin kordon kanını saklamam gerekiyor mu?" sorusu geliyorsa yazımızın devamını okuyabilirsiniz. 

Kordon Kanı Nedir?

Plasenta, diğer adı ile bebeğin eşi rahim içerisinde oluşan ve doğumla birlikte vücuttan ayrılan bir organdır. Plasenta göbek kordonu aracılığıyla anne adayından bebeğe besin ve oksijen taşır. Göbek kordonu ise bebeği plasentaya bağlayan bir kordondur. Doğumdan sonra göbek kordonu kesilir. Kordon içerisinde kalan kana kordon kanı denir. 

Kordon kanı kök hücre barındırması açısından önemlidir. Bu hücreler kan hücreleri ve kemik iliği hücreleri gibi pek çok farklı hücreye dönüşebilmektedir. Kordon kanında bulunan kök hücrelerle yaklaşık 80 adet nadir görülen hastalığın tedavisinin yapılabileceği belirtilmektedir. Kordon kanı ile tedavisi yapılabilen hastalıklardan bazıları şunlardır;

  • Çocukluk çağı lösemi ve lenfomaları

  • Thalessemi (Akdeniz anemisi)

  • Aplastik anemiler (kemik iliğinde hücre üretiminin olmaması)

  • Orak hücreli anemi (Sickle cell anemi)

  • Amegakaryositik trombositopeni

  • Nöroblastom

Kordon Kanı Nasıl Alınır?

Kordon kanı saklanmasına karar verildiğinde beklenen doğumdan en az birkaç hafta önce ilgili laboratuar ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilir ve gerekli hazırlıklar yapılır. Gerekli ekipman ve belgeler doğum sırasında hazır bulunur.

Bebeğin kordon kanını saklamak için çok kısa bir süreniz vardır. Bebek doğduktan sonra göbek kordonu bağlanır. Doğumu takip eden 10 dakika içinde göbek kordonunda  özel bir sistem yardımı ile  toplanır. Toplanan ortalama 40-100 ml hacmindeki kan, 36 saat içinde laboratuvara gönderilir. İçindeki kök hücreler laboratuvar ortamında özel yöntemler ile ayrıştırılarak, azot tanklarında -193 derecede dondurularak saklanır. Kordon kanı alımı vajinal yani normal veya sezaryen ile gerçekleşen doğumlarda uygulanabilir. Anne bebek açısından risksizdir. Dondurulan hücreler daha sonra gereksinim halinde çözülerek kullanılabilir. Alınan kök hücre sayısı vücut ağırlığı ve hacmi arttıkça tedavide yetersiz kaldığından, kanın saklama süresi en fazla 15 yıldır. Bu nedenle kordon kanı yalnızca çocukluk ve ergenlik çağındaki kişiler 30-40 kg'nin üzerine çıkmadan kullanılabilmektedir.

Kordon kanının kalıtsal hastalıkların tedavisinde (thalessemi= akdeniz anemisi gibi), kalıtsal bağışıklık yetmezlikleri (immün yetmezlik sendromları) tedavisinde veya kalıtsal bir takım metabolik hastalıkların tedavisinde kullanım alanı yoktur. Çünkü kalıtsal bir hastalığa sahip bir bebeğin kordon kanından elde edilmiş kök hücrelerinin bu hastalığı tedavi amaçlı kullanılması mümkün değildir.