Bebeğiniz için en iyi besin anne sütüdür

Doğum Öncesi 5 Endişe Ve Bilmeniz Gerekenler

Hamilelik anne baba için heyecan verici bir süreçtir. Bebeğin kime benzeyeceği, cinsiyetinin ne olacağı gibi tahminlerde bulunmak, bebeğin ilk hareket edişini beklemek bu dönemin keyif veren yanlarındandır. Bu mutluluğun yanı sıra anne adayının vücudunda değişen hormon seviyeleri, babanın yaşadığı belirsizlik duygusu gibi faktörler ise ebeveyn adaylarının aklına endişeli düşünceleri getirebilir.

Doğum Öncesi Endişeleri Yatıştırabilecek 5 Cevap

Hamilelik haberi, mutluluğun yanı sıra birçok endişeyi de beraberinde getirebilir. Anne adayının değişen hormonları ve hamilelik hakkındaki kabuller, bu endişelerin kaynağı olabilir. Bu noktada aklınızda bulundurmanız gereken ise yalnızca uzman tavsiyesine güvenmek ve her şeyi kontrol altında tutamayacağınızı hatırlamak. Ebeveynlerin yaşadıkları ortak hamilelik kaygıları hakkında bilgi sahibi olarak da rahatlamayı deneyebilirsiniz. İşte, hamilelikte akla gelen sorular ve cevapları:

1. Bebeğim sağlıklı doğacak mı?

Her doğum öncesi doktor kontrolünde nefesinizi tutarak ultrason sonuçlarını mı bekliyorsunuz? Öyleyse bebeklerin sadece %4’ünde doğum kusuru görüldüğünü öğrenerek hamilelikte olumsuz düşünceler yaşamaktan kurtulabilirsiniz. Hatta bu orana, tedaviye ihtiyaç duyulmayan küçük boyutlu doğum kusurları da dahildir. Bebeğinizin sağlığını temin etmenin en etkili yolu ise  doktorunuzun tavsiyesi ile folik asit ve hamilelik dönemine özel multivitaminleri düzenli olarak kullanmaktır.

2. Bebekle beraber bütün vücudum değişecek, eskisi gibi olamayacağım.

Hamilelik dönemi ve sonrası ile ilgili toplum kabulleri, annenin kendisi ile ilgili görüşlerini şekillendirebilir. Hamilelik esnasında iki kişilik yemek yemek, kabul gören bu yaygın yanlışlardandır. Hamilelik döneminin son trimesteri yani son 3 aylık döneminde anne adayı, ekstra 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Hamileliğin genelinde ise 2 kişi için yemek değil, 2 katı sağlıklı beslenmek önemlidir. Doktorunuzun tavsiyesi ile hamilelik döneminde sağlıklı kilo alabilirsiniz. Ayrıca doğum sonrası annenin diyet yapması gerektiği ya da hemen doğumun ardından eski görünümüne dönmesi gerektiği düşüncesi de hatalıdır. İlk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile bebeğinizi besleyerek kolaylıkla kilo kaybedebilirsiniz.

3. İyi ebeveyn olabilecek miyiz?

İyi bir ebeveyn olma konusunda endişe duymanız, bunu gerçekten önemsediğinize ve ebeveynlik konusunda başarılı olacağınıza işaret eder. Daha önce birbirinize eş olarak bağlandığınızı, hayattaki sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizi düşünerek rahatlayın. Ayrıca şunu unutmayın ki insanların bağlanma ve sevgi duyma kapasiteleri sonsuzdur. Bebeğinize zamanla bağlanacak ve onun için iyi bir ebeveyn olacaksınız.

4. Eşimle olan ilişkimde bir değişim olacak mı?

Her çift, yenidoğan bebeğin hayatlarına getirdiği düzene farklı sürelerde adapte olur. Bu süreçte eşlerdeki rol değişimi, yaşam tarzında meydana gelen farklılıklar gibi hayatın akışını etkileyen faktörler kimi zaman eşler arasında geçici bir soruna sebep olabilir. Siz de doğum sonrası ilişkiniz konusunda soru işaretlerine sahipseniz yaşadığınız zorlukları eşinize ifade etmeye ve birbirinize destek olmaya özen gösterin. Stres ve yorgunluğunuzu atmak için beraber yürüyüş yapın. Unutmayın ki bebeğiniz de yeni hayatına adapte olacak ve bir süre sonra problemleriniz ortadan kalkacak.

5. Bebeğimi sevecek miyim?

Anne babanın bebeğine olan sevgisinin eşsiz ve büyülü olduğunu duymuşsunuzdur. Ancak pek söylenmeyen bir şey de her ebeveynin bebeğini ilk gördüğü an ona aşık olmadığıdır. Bağlanma bir süreçtir ve her ebeveynde farklılık gösterir. Kimisi yenidoğan bebeğini ilk gördüğü anda ona aşık olur, kimisi ise biraz zamana ihtiyaç duyar. Bir anne babanın hissetmesi gereken son şey bebeğine karşı sevgisi konusunda suçluluk duygusudur.

Uzman Desteğine Başvurulması Gereken Durumlar Nelerdir?

Anne adayının sağlığını ve ruhsal durumunu etkileyen aşağıdaki durumlardan birini gözlemlediğiniz takdirde doktorunuza ya da terapistinize başvurmanızda fayda bulunur:

  • Doğum korkusu düzeyinin arttığı zamanlarda,
  • Anne adayının günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlamışsa,
  • Eşi ve çevresi ile iletişiminin bozulmasına neden oluyorsa,
  • Duygudurumun kötüye gittiği (kişinin zamanla mutsuzlaştığı) veya bu mutsuzluğun uzun sürdüğü gözlemleniyorsa,
  • Endişe yaratan düşüncelerin sıklaştığı, bazen uyku düzeni ve iştahın bozulduğu durumlarla sıklıkla karşılaşılıyorsa.

Anne ve baba adayının endişe yaşadığı durumlarda bunu eşi ile paylaşması önemlidir. Bu şekilde birbirini anlayan eşler, gerekli desteği sunabilirler. Eşler arasında yatıştırılamayan endişeler içinse uzman görüşüne başvurulması gerekir.

Psikolog Eda Gökduman