Bebeğiniz için en iyi besin anne sütüdür

Düşük Riskini Arttıran Nedenler

Hamileliğin ilk 20 haftası içinde, gebeliğin kendiliğinden sona ermesi durumuna düşük yapma denir. Düşüklerin çoğu ilk 13 hafta içerisinde görülür. Bunun için hamileler ilk 3 ay oldukça dikkatli beslenir, hareketlerini sınırlandırır ve strese girmemeye çalışırlar.  Düşük yapan anneler, bu konuda kendilerini suçlu hissetseler de düşük nedenlerinin büyük bir bölümü anneden kaynaklanmaz. İşte düşük vakasının en yaygın nedenleri.

Genetik Sebepler

Genetik yapısı en önemli düşük sebeplerindendir. Bebek kromozomların 23 tanesi anneden, 23 tanesi babadan alır ve toplam 46 kromozom taşıyan embriyo oluşur.  Kromozomal bozukluk, yani sayısı ya da bu kromozomların genetiğe bağlı olarak dizlim yanlışlığı düşüğe neden olur. Bu durum anne ve baba adayına yapılacak kromozom incelemeleri ile belirlenir. Bu yüzden mutlaka doktora danışmalısınız.

Zayıf Bağışıklık Sistemi

Bağışıklık sistemi insanın hastalıklardan korunmasını sağlayan bir mekanizmadır. Antikorlar ise enfeksiyonlarla savaşması için bağışıklık sistemi tarafından üretilen proteinlerdir. APL denilen antikor seviyesinin normalden düşük olmasından dolayı kan pıhtılaşması görülür. Bu pıhtılar, embriyoya giden kanı engelleyebilir ve bu durum düşüğe neden olur. Yine bağışıklık sisteminin zayıf olması bazı enfeksiyonları da beraberinde getirir. Annenin sık sık hastalanması, ciddi ve kronik hastalıklar taşıması, düşüğe neden olabilir. Bunun için özellikle hamilelikten önce ve hamileliğin ilk dönemlerinde annenin bağışıklığını güçlendirmesi önem taşır.

Hormonal Bozukluklar

Kontrol altına alınamayan şeker hastalığı, adet düzensizliği ve troit bezi hastalıkları düşüklere neden olur. Daha önce de hormonal bozukluklar yaşadıysanız hamilelik sürecinden önce ve gebelik esnasında doktor kontrolü altında olmanız gerekiyor. Hormonların dışında, rahim ve rahim ağzı gibi üreme organlarındaki yapısal sorunlar da düşük nedeni olabilir.

Annenin Yaşı

Anne adayının yaşı ilerledikçe gebelik elde edilene dek geçen süre uzar ve gebeliğin sağlıklı devam etmesi tehlikeye girebilir. Özellikle 35 yaşından sonra anne adaylarının düşük riski genç annelere göre daha yüksektir. Doğurganlık çağındaki kadınlarda düşük yapma olasılığı %15 civarında iken 35 yaş üstü annelerde bu oran, %35’e kadar yükselebilir.

Yaşam Tarzı

Düzenli beslenmeyen bir annenin bağışıklık sistemi zayıf olacak, hastalıklardan yorulmuş vücut hamileliği reddedecektir. Bunun için düzenli beslenmeyen anneler, bu konuya artık ayrıca önem göstermeliler. Alkol, sigara, yüksek dozda kafein kullanımı da bu gibi durumları net şekilde bünyeye davet eder. Çiftlerin sağlıklı beslenmesi; yumurta -sperm kalitesini ve döllenmeyi etkiler. Gebelikten iki-üç ay öncesinden itibaren Omega-3, folik asit ve B12 vitamin takviyelerine başlamanız gerekir.

Yanlış İlaç Kullanımları

Gebeliğe zarar veren ilaç kullanımı, gebelikte düşük riskini de arttırır. Gebelikte en masum görünen ilaçlar bile bebeğe ve anneye zarar verebilir. Romatizma, egzama, akne ilaçları, ağrı kesici veya iltihap kurutucu ilaçlar, bu dönemde oldukça tehlikeli. Bu durum diğer ilaçların güvenli olduğu anlamına gelmez. Bunun için ağrı kesici, antibiyotik hatta vitamin takviyelerinin kullanımı bile doktor gözetiminde olmalıdır.

Ağır Kaldırma- Kontrolsüz Hareketler

Gebeliğin ilk üç aylık döneminde, düşük riski yüksek olduğu için hareketlere de dikkat edilmelidir. Hamilelikte egzersiz anne-bebek için çok yararlı. Fakat vücut ısısında yükselmeye neden olacak ağır ve uzun süreli egzersizlerden kaçınmak gerekir. Gebeliğin ilk haftalarında vajinal kanaması olan anne adayları özellikle egzersizlere bir süre ara verebilir. Ağır kaldırmak ve ani hareketlerden uzak durmak konusunda daha hassas davranılmalıdır.